Düşük, Belirtileri, Nedenleri, Risk Faktörleri

Düşük, Belirtileri, Nedenleri, Risk Faktörleri

Düşük gebeliğin ilk 20 haftası sürecinde yaşanan bebek kaybına verilen addır. Gebeliğin 20. haftasından sonra yaşanan bebek kayıplarına ise ölü doğum denir.

 

Düşük yapmak gibi gebelik kayıplarını yaşamak bir kadın için elbette ki zor kabullenilebilecek bir durumdur. Fakat böyle bir gebelik kaybını yaşayan veya düşük yapan bir kadın asla kendini bu konuda suçlamamalı ve psikolojini güçlü tutmalıdır.

 

Düşükler aslında gebelikte yaygın yaşanan bir durumdur. Her 6 gebelikten 1 tanesinde düşük yaşanabilmektedir. Düşük vakalarının nedeni çoğu zaman bilinememektedir. Düşük riski gebeliğin ilk 12 haftasından sonra düşer.

 

Düşük belirtilileri

 

1. Düşük vakalarının belirtileri arasında vajinal kanamalar vardır. Bu kanamalar hafif veya ağır, düzensiz veya sürekli olabilir. Vajinal kanamalar her ne kadar sıklıkla düşüklerin ilk belirtisi olsa da ilk 3 aylık dönemdeki vajinal kanamalar normal bir gebelikte de yaşanabilir. Ağrılı bir kanama ise daha çok sorunun düşük olduğunu gösterir.

 

2. Düşük belirtileri arasında ağrı hissi bulunmaktadır. Pelvik bölgede kramp, karın ağrısı veya bel bölgesinde sürekli bir ağrı oluşabilir.

 

3. Kan pıhtılaşması veya vajinadan gelen fetal doku parçaları

 

Bu gibi durumlarda veya düşükten şüpheleniliyorsa hemen hekime görünmeli ve en yakın bir acil servise gidilmelidir. Diğer yandan yaşanan her kramp ve ağrının düşük anlamına gelmeyebileceğini de belirtmek gerekir. Gebelikte şiddetli olmayan bir kramp veya ağrı görülebilir. Fakat burada düşükten şüphelenmek için bu ağrı ve krampların şiddetli ve sürekli olması gerekir. Ayrıca bu belirtilere vajinal kanama da eşlik etmelidir.

 

Düşük riskini artıran etkenler

 

Bazı etkenler düşük riskini artırabilmektedir.

 

Özellikle 35 yaş ve üzerindeki gebelikler

Daha önce düşük vakasının yaşanması

Polikistik over sendromu ( Pkos yumurtalık sorunlarına, obeziteye, erkeklik hormonlarında artışa ve diyabet riskinin artmasına yol açabilir )

Gebelik döneminde yaşanan bakteriyel ve viral enfeksiyonlar

Kan pıhtılaşmasında sorun

Rahim yapısında sorun

Tehlikeli kimyasallara maruz kalma veya alınan bazı ilaçlar

Babanın yaşı ( Özellikle 35 yaşın üzerinde baba adaylarında )

Alkol, sigara, kokain v.b. zararlı madde kullanımı

Gebelikte aşırı kafein tüketimi

 

Ağrı kesiciler gebelikte düşük riskini artırır mı?

 

Gebelikte ilaç kullananın genelde riskli bir yönü vardır. Fakat elbette ki bu durum kullanılan ilaçların gebelikte risk teşkil etmesi ve hekimin önermediği şekillerde kullanılmasıyla ilgilidir. Bu nedenle gebelikte ilaç kullanımları mutlaka hekimin tavsiyesiyle olmalıdır. Hekimin önerdiği şekilde ilaç kullanılmalıdır. Hatta bazen hekim tavsiye etse bile yine de bazen bazı ilaçlar gebelikte ters etkilere yol açabilmektedir.

 

Canadian Medical Association Journal tarafından yapılan bir araştırmanın bulgularına göre içinde etken madde olarak “ibuprofen” ve “naproksen” bulunan ağrı kesicilerin hamileliğin ilk aylarda düşük riskine artırdığına dair bulgular elde edildi.

 

Bu nedenle hamilelikte ağrı kesiciler dahil hangi ilaç kullanılacaksa kullanmadan önce hekime danışarak onayını almak gerekir. Hekimin onay verdiği ilaçlar kullanılmalıdır.

 

Alkol düşük riskini artırıyor

 

Danimarka’da yapılan bir araştırmada alkolün hamile bayanlarda düşük yapma riskini %200 oranında artırdığı ortaya çıktı. Yapılan araştırmada haftada 2 kadeh içilen alkolün düşük riskini %50, 4 kadeh içilen alkolün ise düşük yapma riskini %200 artırdığı belirlendi.

 

Düşükten korunmak mümkün mü? Risk nasıl azaltılır?

 

Her ne kadar düşük vakalarında çoğunlukla neden belli olmasa da düşük riskini azaltmak mümkündür. Aşağıdaki önlemler bu konuda yardımcı olabilir.

 

1. Zararlı kimyasallardan ve radyasyondan kaçınılmalıdır.

2. Güvenlik önlemlerine uyulmalıdır. Çünkü birçok düşük vakaları yaşanan kazalardan dolayı gerçekleşebilmektedir.

3. Ağır egzersiz ve tehlikeli sporlardan kaçınılmalıdır.

4. Enfeksiyonel durumlardan kaçınmak için bağışıklık sistemi güçlü tutulmalı, kişisel hijyene dikkat edilmeli ve enfeksiyon hastalık geçiren hasta kişilerden uzak durulmalıdır.

5. Hekim kontrollerini gebelik boyuca asla aksatmamalı ve zamanında hekim randevularına gidilmelidir.

 

Düşük vakalarında şok yaşanması

 

Düşük vakalarında anne adayı bir şok halini de yaşayabilir. Bu daha çok şiddetli bir vajinal kanamada olur. Huzursuzluk, konfüzyon, korku, güçsüzlük, susama, mide bulantısı, kusma, kalp atışlarında anormal bir artış, ciltte neölendme, terleme ve soğuma, hızlı solunum gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu durumda hemen hekim aranarak bilgi verilmelidir. Ya da gerekirse 112 acil servis aranarak  acil yardım çağırmalıdır.

 

Düşükle nasıl başa çıkılır?

 

Düşükle başa çıkmak çoğu kadın için zordur. Fakat birkaç hususa dikkat etmek bu zorlu süreci daha kolay atlatmaya yardımcı olacaktır.

 

1. Eşlerin birbirine destek olması düşük vakalarında önemli bir husustur. Çünkü düşük yapmak anne adayını olduğu gibi baba adayını da olumsuz etkiler. Eşlerin birbirine empati ile yaklaşması, anlayışlı davranması gerekir. Birbirlerini desteklemelidirler. Birbirlerine daha çok sevgi ve saygı göstermelidirler. Birbirlerine daha çok bağlı olmak yardımcı olacaktır. Birbirlerini suçlamaktan kesinlikle uzak durmaları gerekir.

 

2. Bir işle meşgul olmak. Düşük vakalarında bir işle meşgul olmak, kendini işe vermek oldukça işe yarar. Yaşanılan acı, stres, kayıp hissi daha çabuk azaltılır. Özelikle anne adayının sürekli evde kalması depresyon riskini daha çok artırır. Çünkü böylelikle düşükten kaynaklanan kötü duyguları daha fazla yaşar. Sosyal aktiviteler, arkadaş gruplarına katılmak, destek gruplarına katılarak benzer sorunu yaşayan diğer kadınların tecrübelerini öğrenmek, onlarla duygularını paylaşmak düşükle baş etmeye yardımcı olabilecek önlemlerdir.



Anne ve Çocuk

Vajinal Progesteron Kullanımı Erken Doğum Riskini Azaltıyor Mu?

Vajinal Progesteron Kullanımı Erken Doğum Riskini Azaltıyor Mu?

Yapılan araştırmalara göre vajinal progesteron kullanımı kısa serviksli veya ikiz bebek bekleyen hamile kadınlarda erken doğum, hamilelik komplikasyonları ve hamilelikte ölüm gibi riskleri azaltmaktadır.   Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezine göre 37. hamilelik haftasından önce olan herhangi bir doğum olarak kabul edilmektedir. Erken doğumların bebek ölüm riskini büyük ölçüde artırdığı bilinmektedir. Erken doğum ayrıca bebeklerde uzun dönemde...
Yeni Doğan Bebek Cilt Bakımı

Yeni Doğan Bebek Cilt Bakımı

Yeni doğan bebeklerin cildi oldukça hassastır ve özel bir ilgi gerektirir. Ayrıca yeni doğan bebeklerin cilt bakımında da bazı önemli hususlara dikkat etmek gerekir. Eğer siz de yeni doğum yapmış bir anneyseniz bebeğinizin cilt bakımında aşağıdaki genel kurallara uymanızda fayda vardır. Bunun yanında birçok yeni doğum yapmış anne bebeğin göbek kordonunun bakımı, bebeğin banyosu, pişik, bebek losyonlarının güvenli olup olmadığı konularını merak...
Düşük Sonrası Tekrar Gebelik

Düşük Sonrası Tekrar Gebelik

Düşük yapmak kadınlar için baş edilmesi zor olan bir durumdur. Bir kadın için düşük sonrası süreç stresli geçebilir. Düşük yapan birçok kadının merak ettikleri konularda birisi de Düşük yaptıktan sonra ne zaman tekrar hamile kalınabilir? Tekrar hamilelik için nelere dikkat edilmeli? Düşük sonrası tekrar hamilelik için en iyi zaman nedir? gibi konular oldukça merak edilmektedir. Tüm bu soruların ve diğer merak edilenlerin yanıtını bu yazımızda...
Yulaf Ezmesi Anne Sütünü Artırıyor

Yulaf Ezmesi Anne Sütünü Artırıyor

Yulaf ezmesi tam tahıllar grubunda olan bir besindir. Yulaf ezmesi oldukça sağlıklı ve besin değeri yüksek bir besin olmasının yanında emziren anneler için anne sütünü artıran bir faydası da vardır. Emziren annelerin sağlıklı diyetinde yulaf ezmesi bulunmalıdır.   Emziren anneler için yulaf ezmesinin faydaları   1. Yulaf ezmesi oldukça besleyici bir besindir. Protein, vitamin ve mineral zenginidir. Demir, çinko, manganez ve kalsiyum açısından da zengindir....
Neden Tombul Organik Tarhana?

Neden Tombul Organik Tarhana?

Üretiminde lezzetinden asla ödün vermeden, hiçbir katkı maddesi kullanmadan, tamamen doğal ve geleneksel yöntemlerle üretim yapılmaktadır.   Tarhanamızın üretiminde; Buğday unu, taze kırmızı biber (kapya), taze domates yoğurt, nane, soğan ve hamur mayası katılarak fermantasyona bırakılır. Daha sonra kurutma ranzalarına serilerek, doğal hava sirkülasyonu ile güneş görmeden kurutulan Tombul Organik Bebek ve Çocuk Tarhanası değirmende öğütülüp...

Yorumlar

E-Mail
Ad Soyad
Mesaj
Güvenlik Kodu